Yazıda özetle; Türk futbolunda son dönemde yürütülen bahis soruşturması sürecinin ardından alınan bazı disiplin kararlarının, hiçbir kusuru ve müdahale imkânı bulunmayan kulüpler üzerinde doğrudan, ağır ve telafisi güç sonuçlar doğurduğunun üzülerek gözlemlendiği belirtildi…

Hukukun evrensel ilkeleri arasında yer alan suçların ve cezaların şahsiliği prensibinin, Anayasa, Türk Ceza Kanunu ve uluslararası spor hukuku normlarıyla açık biçimde güvence altına alınmış olduğu, buna rağmen, bireysel fiiller nedeniyle cezalandırılan futbolcuların yokluğunun, kulüplerin sportif rekabet gücünü, kadro planlamasını, gelir dengesini ve lig eşitliğini ciddi biçimde zedelediği ve özellikle transfer dönemlerinin kapalı olduğu dönemde, kulüplerin bu kayıpları telafi edebilecek hiçbir sportif veya hukuki imkâna sahip olmamasının, yaşanan mağduriyeti daha da derinleştirdiği,

Bu durumun, kusuru olmayan kulüplerin fiilen cezalandırılması anlamına geldiği, adalet, hakkaniyet ve rekabet eşitliği ilkeleriyle bağdaşmadığı vurgusu yapıldı.

Bu çerçevede İZVAK, İzmir futbol kulüplerinin ve Türk futbol kamuoyunun ortak vicdanını yansıtan bir sorumlulukla, kulüplerin uğradığı maddi ve sportif zararların telafisi için adil mekanizmaların oluşturulması, 2025–2026 sezonu için küme düşmenin kaldırılması ve yaşanan mağduriyetlerin giderilmesi talep edildi.

TFF ye yapılan müracaatın tam metnine bu linkten ulaşabilirsiniz:TÜRKİYE FUTBOL FEDERASYONU BAŞKANLIĞINA MÜRACAAT