Yönetim Kurulu Başkanımız Ali Erten, Karşıyaka Stadı sürecine ilişkin olarak ODA TV ye açıklamalarda bulundu…
———- // ————
1) İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Gençlik ve Spor Bakanlığı arasında imzalanan protokolle beraber artık bu yılan hikayesi sona mı eriyor? Görüşleriniz neler, Karşıyaka camiasında nasıl bir heyecan gözlemliyorsunuz?
✔️İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Gençlik ve Spor Bakanlığı arasında imzalanan protokolü, uzun yıllardır devam eden bir sürecin yeniden somut bir zemine oturtulması açısından önemli ve değerli buluyoruz. İlgili kurumların ortaya koyduğu iradeyi önemsiyoruz.
Bu noktaya ulaşılması, uzun yıllara yayılan çok boyutlu bir emeğin, sabrın ve kararlılığın sonucudur. Özellikle hukuki zeminin korunması ve sürecin bugüne taşınmasını sağlayan çalışmalar, projeyi ayakta tutmuştur. Bugün gelinen aşamayı bir “son” değil, “yeniden başlangıç” olarak değerlendiriyoruz.
Karşıyaka camiasında elbette güçlü bir heyecan ve beklenti var. Çünkü söz konusu olan yalnızca bir stat değil, 100 yılı aşkın bir kulüp hafızası, bir semtin kimliği ve İzmir’in en önemli markalarından biri olan Karşıyaka Spor Kulübü’nün geleceğidir.
Ancak bu heyecanın, geçmiş deneyimlerin ışığında temkinle dengelenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Sürecin bu kez, şeffaf, takvime bağlı ve kolektif bir anlayışla ve aynı disiplinle yürütülmesi en kritik unsurdur.
2) 1912’de kurulan İzmir’in en köklü camiası olan Karşıyaka’nın 10 seneyi aşkındır devam eden stat probleminin temelinde sizce ne yatıyor?
✔️Karşıyaka’nın stat sorunu, tek bir nedene indirgenemeyecek kadar çok katmanlı bir süreçtir.
Ancak temel olarak, hukuki süreçlerin yeterince dikkate alınmaması, amaç ve hedef birliğinin sağlanamaması, projenin taşıdığı önemin yeterince anlaşılamaması ve sürecin kolektif bir akıl yerine parçalı yaklaşımlarla ele alınması gecikmenin temel nedenleri olarak öne çıkmaktadır.
Süreç boyunca küçük bir azınlığın ısrarlı ve organize itirazları ve çabaları etkili olurken, geniş kesimlerin konuya yeterince sahip çıkmadığını üzülerek gözlemledik.
Özellikle yaklaşık 5 yıl süren hukuk mücadelesinde, İZVAK olarak bu süreci büyük ölçüde tek başımıza yürüttük. Dönemin KSK yönetimi de bu konuda bize destek oldu. Ancak genel olarak beklenen ölçüde güçlü bir kolektif irade ve kamuoyu baskısı ne yazık ki oluşmadı. Bu da sürecin uzamasına dolaylı olarak etki etti. Hatta daha öncesinde “Şehir içinde stad olur mu, olmaz mı” gibi dünya spor literatüründe konusu bile edilmeyen bir tartışmalar zinciri ile yıllarımızı harcadık.
Oysa Karşıyaka gibi köklü bir kulübün stat sorunu, yalnızca bir inşaat projesi değil, aynı zamanda bir şehir vizyonu, bir semtin hayali ve bir ekonomik değer üretim sorunudur.
Simon Kuper’in ünlü deyişi ile “Futbol, asla yalnızca futbol değildir”. Çok boyutlu, çok paydaşlı, sosyal, kültürel, ekonomik değerler üreten büyük bir organizasyon, bir endüstridir. Biz her fırsatta bunu ifade ediyoruz.
Karşıyaka Stadı da sadece oyun alanı değildir. Sadece Karşıyaka’nın değil, kent ekonomisi, tarihi mirasa saygı, marka değeri ve genç nüfusu açısından çok önemli bir yatırımdır.
3) 9 Eylül 2017’de Göztepe, Alsancak ve Karşıyaka statları için temel atma töreni gerçekleşti. Göztepe 6, Altay ise 4,5 yıldır yeni statlarında oynarken Karşıyaka’nın gecikmesinin Karşıyaka Spor Kulübü’ne ne gibi bir maliyeti oldu?
✔️İzmir’in üç ayaklı stat projelerinin ilk adımı Karşıyaka Stadı ile atılmıştı. Ancak süreç içinde İzmir adına önemli kazanımlar olan diğer statlar tamamlanırken, ilk başlayan projenin en sona kalması gibi çarpıcı bir tablo ortaya çıktı.
Bu noktada Karşıyaka Spor Kulübü’nün en mağdur olan taraf olduğunu açık yüreklilikle ifade etmek gerekir. Bu gecikmenin kulübe sportif, ekonomik ve kurumsal anlamda ciddi ve hatta yıkıcı maliyetleri olmuştur. Bugün kulübün içinde bulunduğu ekonomik sıkıntıların temelinde bu projenin zamanında tamamlanamaması yatmaktadır.
4) İZVAK olarak projenin geliştirilmesine ve hukuki süreçlerinin tamamında büyük çaba harcadınız. Bundan sonraki aşamada sürece desteğiniz ne şekilde olacak?
✔️İZVAK olarak uzun yıllar süren, zorlu ve yorucu hukuk süreçlerinden başarıyla çıktık. Bu konuda görev alarak gönüllülük esasına göre hizmet veren değerli arkadaşlarıma çok teşekkür ediyoruz. Bu sürecin hukuki ayağında üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirerek görevimizi tamamladık. Bu açıdan mutluyuz.
Gelinen aşamada, sürecin artık farklı bir faza geçtiği açıktır. Aralık 2025 itibarıyla, sürece ilişkin tüm mahkeme kararlarını Karşıyaka Belediyesi’ne teslim ettik.
Hukuki kazanımların korunması, ilerleyen aşamalarda doğabilecek dava risklerinin bertaraf edilmesi açısından kritik önemdedir.
Spor Bakanlığı ile imzalanan arsa tahsis protokolü gereğince bu aşamadan sonra tüm yetki ve sorumluluk İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne geçmiştir.
Artık bizlere düşen görev, ihtiyaç duyulur ise sürece destek olmaktan ibarettir. Bu konuda tekrar sorumluluk almaktan kaçınmayız.
——-//——
ODA TV haberine aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz:











